Ozsabotaj turizm, asiri dusunmede oncu marka

Yeni yeni fark ediyorum ki benim normal düşünme sandigim şey asiri dusunmeymis. Herkes öyle düşünüyor zannederken bir yandan iyiydi, sonuçta insan kendisinde anormal bir şey görmek istemiyor sonuçta. Öte yandan da “bu kadar insan bu kadar düşünceyle nasil basa cikiyor alimiyyum” diyordum, meğer çok da cikmiyorlarmis.

Bir suru anlatacak hikayem var, fazla düşünmekten aksiyona sira gelmiyor. Söyle mi yazsam, siteyi söyle mi yapsam, bilgisayari kucagima koyup mu yazsam, odada mi yazsam, ama o da çok daginik orayi da toplamak lazım, onu da topluyorum ama hemen dagiliyor, acaba duzeni mi değiştirsem, belki biraz daha depolama alani acarsam iyi olabilir, baslamisken odanin seklini mi değiştirsem, ama yok, monitörü zar zor duvara sabitledim, onu değiştirmek ugrastirir, bu sekil iyi, pencere de karsimda, isigi falan da iyi oluyor, gerçi şimdi kullandigim bilgisayarin kamerasi bir tuhaf, siyah kiyafet giyiyorum, yeşil görünüyor, niye bilmem, ayarlarina mi baksam, belki oradan bir şey cikar, gerçi ona da baktim, bulamadim, aman ne fark eder falan derken abooo, beynim savruluyor gidiyor.

Bir yanda İngilizce yazmaya baslayasim da var, artik enternasyonal oldum aq. Ama İngilizce yazinca ayni akisi yakalayabilir miyim ondan da emin değilim. E, düşünüp sonuca ulaşamamak yerine deneyip gormek çok daha kolay aslinda ama işte, ozsabotaj turizm.

Bu arada, teknik bloglar falan da yazmaya hevesliydim bir ara ama benim yazilar zihin akisi olarak akip gittiğinden mütevellit teknik yazilar sikintili olabiliyordu. Dedim ki bir yazma kursu alayim. Kadin değişik teknikler falan öğretiyor, ama sansima kurallara bagli olmadan, ilhamın yazmayi destekleyen birisi cikti. Örnek bir yazi yazmamizi istedi, ben de yardirdim aklima geldiği gibi. Dedi ki tekniği falan birak, böyle yardir sen, çok güzel.

Bir yandan sevindirici; konunun uzmani birisinden böyle bir geribildirim almak güzel bir şey. Ama ulaşmak istediğim hedefe ulasamadim gibi hissediyorum. Hedefim yanlisti belki de.

Bak onu iyi dedin, o derste yazdigim yaziyi da yükleyeyim buraya, hem de ilk İngilizce gönderim olur.

Bu arada, terapistim dedi ki overthinking egzersizi yapacagiz. “Kendini fazla düşünürken bulduğun anda o konuyu bir yere tek cümleyle kisaca yaz, daha fazla dusunmemeye çalış. Sonra, günlük yarim saat ayir, o gün yazdigin her şeyi olabildiğince asiri düşünmeye çalış”. Terapiden sonra bir basladim, iki saat icin iki sayfa konu yazdim. Aksam da oturdum düşüneyim diye, konuların çoğunda düşünecek bir şey kalmamis, ya da sonradan bakinca düşünmeye değer bir durumlari da yokmuş.

İki kere yaptim bu egzersizi, resmen nerede frene basmam gerektiğini öğrendim. Bir yandan iyi oldu, zihnim biraz daha sakin. Hani şöyle düşün, bilgisayarin var, sürekli %90 işlemci kullaniyor, fan aciyor, arada donuyor falan. Artik işlemciye fazla yüklendiğimi fark edince bir iki uygulamayi kapatabiliyorum en azından.

Fark edince nasil yaziliyor lan, bitişik mi ayri mi?

O değil de, böyle paragraf gibi yazmayi sevmiyorum aslinda, test günlerindeki gibi sürekli yeni satira geçesim var, ama bu wordpress’te enter’a basinca satir değil paragraf aciyor. Acaba bir ayari falan var mi ki?

Neyse, ne diyordum. Aman, neyse ne.

Yazma tableti aldim geçenlerde, dedim ki onunla yazar yüklerim. İki turlu sikinti oldu; birincisi kalemle yazmak ayni akiciligi saglamiyor. Bazi isler icin avantajli, ama blok için değil. Bir de, el yazimi metne dönüştürmek de meselele; arada hatalar cikiyor, onlari tekrar düzenlemem gerekiyor falan, is yani.

Bir de, bu yazdiklarimi tekrar gözden geçirmek hiç adetim değil. Bu çeviriyi düzelteyim derken yazdiklarima tekrar bakiyorum, o zaman da hevesim kaçıyor.

Neyse, şimdi başka bir çözüme geçtim gibi, onu test ediyorum. Bu iyi gibi.

Su paragraf/yeni satir olayina bir bakayim. Kesin shift+enter falandir
hehe, aynen, shift+enter’mis. O ayar değiştiriliyorsa değiştireyim, öyle daha eğlenceli olur.

Neyse, öptüm bay yine.

GomerciN (of, bu yeni satir olayini düzeltince parantez ici yazilara da geçerim, wohoo)